Birçok hastalığın cerrahi tedavisinde stoma

(kolostomi, ileostomi, vb)

 

ÖNSÖZ

Birçok hastalığın cerrahi tedavisinde stoma (kolostomi, ileostomi, vb) oluşturulması (barsak ya da idrar yolunun karına ağızlaştırılması) halen sıklıkla gerekebilmektedir. Tıbbi sebep ne olursa olsun ostomi açılması bireyin fizyolojik, psikolojik ve sosyo-kültürel açıdan çeşitli sorunlar yaşamasına yol açabilmektedir. Oldukça tali bir konu gibi algılanmasına karşın, kendilerini sakat ve/veya ciddi bir hastalığın sahibi olarak düşünen bu hasta grubu genellikle depresyona yönelmekte ve çok ciddi problemler için dahi hekime başvurmamaktadır.

 Eğitim, stomalı hastaların rehabilitasyonunda vazgeçilmez bir unsurdur. Yetkin bir rehabilitasyonun, ameliyatın fonksiyonel sonucuna ve bu hastaların yaşam kalitesine sağladığı katkı çok fazla olabilmektedir. Ostomi (stoma açma) ameliyatının vücudunda ve yaşam tarzında oluşturacağı değişikliği bilen, ameliyat sonrası stoma bakımını öğrenen ve uygun şekilde yapabilen bireylerin  bu sorunları daha kolay çözdükleri bir gerçektir. Batı toplumunda rehabilitasyonun hızlı ve kolay yapılabilmesi için çalışmalar yıllarca önce başlatılmıştır. Daha 1960’larda United Ostomy Association (UOA) kurulmuştur.

  Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Anabilim Dalı bünyesinde Eylül 2000 tarihinde hizmete açılan Stomaterapi Ünitesi’nde stoma açılacak hastaların ve ailesinin ameliyat öncesi ve sonrası bakım, eğitim ve rehabilitasyonu gerçekleştirilmektedir. Türkiye’de halen tek olan bu ünitede, Hemşirelik Yüksek Okulu ve Tıp Fakültesi’nden öğretim üyeleri ve araştırma görevlileri hizmet vermektedir. Ünite, Türkiye’nin hemen her yöresinden gelen stomalı hastaları da kabul etmektedir.

Bu kitap, stomaterapi ünitesinde hastalarla birebir görüşme ve eğitimin ötesinde, gerek hastaların, gerekse de stomalı hastalarla ilişki içinde olan doktor, hemşire vb. sağlık personelinin ilk aşamada başvurabileceği çağdaş, yazılı bir rehber niteliğindedir. Stomalı bireylerin ve bir ölçüde de ilgili sağlık personelinin soru ve sorunlarına temel bazda yanıt vermeyi ve stomalı bireylerin daha kaliteli bir yaşam sürmesini amaç edinen bu rehberin, ülkemiz sağlık hizmetlerine katkıda bulunacağına ve bu alandaki bir eksiği dolduracağına inanıyoruz.

Unutmayın ki stoma ile normal bir yaşantı sürdürmek mümkün.

Yard. Doç. Dr. Ayişe KARADAĞ, Doç. Dr. Bülent MENTEŞ, Ankara 2001

 

İÇİNDEKİLER

SİNDİRİM SİSTEMİMİZİ TANIYALIM                                                    

STOMA NEDİR?                                                                                      

KOLOSTOMİ                                                                                             

İLEOSTOMİ                                                                                               

KOLOSTOMİ VE İLEOSTOMİLİ BİREYLERİN KARŞILAŞABİLECEKLERİ SORUNLAR VE ÇÖZÜMÜNE YÖNELİK ÖNERİLER

DERİ BAKIMI                                                                                             

YEME – İÇME                                                                                           

KOKU                                                                                                                     

GAZ ÇIKARMA                                                                                         

İSHAL                                                                                                         

BANYO YAPMA VE GİYİNME                                                                 

DİNLENME VE SPORTİF FAALİYETLER                                             

İŞE DÖNME VE SOSYAL YAŞAM                                                        

TATİLE ÇIKMA                                                                                          

CİNSEL YAŞAM                                                                                       

HAMİLELİK                                                                                                

İLAÇ KULLANIMI

                                                                                             

İLEOSTOMİLİ VE KOLOSTOMİLİ HASTALARDA GELİŞEBİLECEK KOMPLİKASYONLAR                                                                                             

METABOLİK KOMPLİKASYONLAR                                                      

DERİ PROBLEMLERİ                                                                              

STOMA İSKEMİSİ VE NEKROZU                                                                       STOMA RETRAKSİYONU                                                                           

PARASTOMAL İNFEKSİYON                                                                 

KANAMA                                                                                        

STOMA STENOZU                                                                                   

STOMAL FİSTÜL                                                                                      

BARSAK TIKANMASI                                                                              

STOMA PROLAPSUSU                                                                          

PARASTOMAL HERNİ                                                                             

TORBANIN DEĞİŞTİRİLMESİ                                                              

TORBAYI DEĞİŞTİRME BASAMAKLARI

KOLOSTOMİ İRRİGASYONU

KOLOSTOMİ İRRİGASYONU BASAMAKLARI

STOMATERAPİ ÜNİTESİ VE STOMA BAKIM HEMŞİRELİĞİ

OSTOMİ CERRAHİ DERNEĞİ, TÜRKİYE’DE STOMATERAPİNİN DOĞUŞU,

            İLETİŞİM ADRESLERİ

          --------------------------------------                                                                                   

 

 

 

 

SİNDİRİM SİSTEMİMİZİ TANIYALIM

Sindirim sistemi ağızdan başlayıp anüse kadar devam eden boru şeklinde ve yer yer genişlemeler gösteren bir sistemdir. Sindirim sisteminin temel görevi, vücudun sıvı-elektrolit ve besin gereksinimini karşılamak ve besin artıklarını  dışarı atmaktır.

Sindirim sisteminin görevini yerine getirmede rol oynayan başlıca organlar şunlardır (Şekil 1):

1. Ağız

2. Yutak (farinks)

3. Yemek borusu (özefagus)

4. Mide

5. İnce barsaklar

- Duodenum

- Jejenum

- İleum

6. Kalın barsak (kolon-rektum)

- Çıkan (assendan) kolon

- Yatay (transvers) kolon

- İnen (dessendan) kolon

- Sigmoid kolon

- Rektum ve anüs

7. Sindirime yardımcı olan diğer organlar

            Karaciğer

            Safra kesesi

            Pankreas

Sindirim ağızda çiğneme ile başlar. Ağızda iyice parçalanan besin maddeleri  yemek borusu aracılığı ile mideye iner. Midede bulunan mide asidi ve çeşitli kimyasal maddeler - enzimler, besinleri sıvı bir karışım haline gelinceye kadar parçalar. Sıvı haldeki besin maddeleri mideden ince barsağa geçer. Yaklaşık 5-6 metre uzunluğunda olan ince barsaklarda sindirim enzimleri bulunur ve asıl sindirim burada gerçekleşir. Besin maddelerinin büyük bir bölümü ince barsaklardan emilerek kana karışır. İnce barsaklardan emilemeyen besin maddeleri kalın barsağa geçer. Ortalama 1.5 metre uzunluğunda olan kalın barsaklar sıvı ve elektrolit emiliminde ve dışkının depolanmasında görev alırlar.  Sindirilemeyen yiyecek artıkları kalın barsağı terk ederken yoğun bir kıvamda olup dışkı (feçes) adını alır. Dışkı rektumda depolanır ve anüs yoluyla dışarı atılır.  Anüste bulunan bir kas kompleksi (anal sfinkter) dışkılama işlemini istemli olarak kontrol etmemizi sağlar.

 

STOMA NEDİR?

Stoma Yunanca’dan gelen bir kelime olup ‘açıklık’ veya ‘ağız’ anlamındadır. Barsak stoması, barsağın karın duvarına ağızlaştırıldığı yapay bir açıklıktır. Her yaş grubunda açılabilen stomalar, geçici veya kalıcı olabilir. Geçici stomalar adından da anlaşılacağı gibi stoma açılmasını gerektiren durum ortadan kalktıktan sonra kapatılır. Kalıcı stomalar ise yaşam boyu kalır. Normalde stoma, nemli, ağzımızın iç kısmı gibi kırmızıya yakın parlak pembe renkte olup, dışa doğru çıkıktır ve dokunulduğunda ağrı duyusu yoktur.

Barsak stomaları ikiye ayrılmaktadır:

1.      Kolostomi

2.      İleostomi

 

KOLOSTOMİ

Kolostomi, ameliyatla kolonun (kalın barsağın) karın duvarına ağızlaştırılmasıdır. Kolostomilerde stoma genellikle karnın sol alt tarafında açılır. Kolostominin başlıca fonksiyonu,  barsak içeriğinin stoma aracılığı ile dışarı atılmasını sağlamaktır. Kolostomide anüsteki gibi sfinkter kası bulunmadığı için  kolostomisi olan birey barsak hareketlerini ve dışkı boşaltımını kontrol edemez. Kolostomiler genellikle kalın barsak üzerindeki yerlerine göre; çıkan (assendan) kolostomi, yatay (transvers) kolostomi, inen (dessendan) kolostomi ve sigmoid kolostomi olarak isimlendirilirler (Şekil  3 A, B, C, D).  Kolostomiler cerrahi teknik ve ağızlaştırma şekillerine göre de sınıflandırılabilirler. Örneğin uç (end)  kolostomi, loop kolostomi, Hartman prosedürü ya da çifte namlusu (double  barrel) kolostomi gibi (Şekil 4 A, B).

Stomanın açıldığı yere göre dışkının kıvamı değişmektedir. Stoma anüsten ne kadar uzakta ise dışkı o derece suludur. Buna göre, kolostomi çıkan barsakta ve yatay barsakta ise dışkı daha sıvı halde, inen barsakta ve sigmoid kolonda ise dışkı katı halde olur. Kalın barsakta gaz oluşumu daha fazla olduğu için kolostomisi olan bireylerin filtreli torba kullanmaları gerekir.

İLEOSTOMİ

İleostomi; ince barsağın son  bölümünün karın duvarına ağızlaştırılmasıdır (Şekil 5 A, B ). İleostomi genellikle karnın sağ alt tarafına açılır. Değişik nedenlerle kalın barsak ve rektumun ameliyatla tamamen alındığı ya da devre dışı bırakıldığı durumlarda ileostomi açılır. İleostomiler geçici veya kalıcı olabilir. Kolostomide olduğu gibi ilostomide de dışkı çıkışı kontrol edilemez. İlostomide dışkı sıvı halde, yakıcı nitelikte ve fazla miktardadır. İleostomide uygun bakım yapılmazsa, yakıcı olan dışkının stoma çevresindeki deriyi tahriş etme riski yüksektir.

 

KOLOSTOMİ VE İLEOSTOMİLİ BİREYLERİN KARŞILAŞABİLECEKLERİ SORUNLAR VE ÇÖZÜMÜNE YÖNELİK ÖNERİLER

Stomalı bireyler fizyolojik, sosyal ve psikolojik olmak üzere pek çok problemle karşılaşabilmektedir. Fizyolojik sorunlar arasında gaz ve koku oluşumu, dışkı sızıntısı, deri problemleri, yorgunluk, iştahsızlık, hazımsızlık, bulantı, ishal, kabızlık, ağrı yer almaktadır. Bunların içinde hastalar en fazla koku ve dışkı sızıntısından rahatsızlık duymaktadır. Stomalı birey, gaz ve koku çıkması nedeniyle kendini toplumdan kısıtlama ve soyutlama eğilimindedir. Birçok hasta ameliyat öncesi yaptıkları sosyal aktiviteleri ameliyat sonrası yapmaktan vazgeçmişlerdir. Bireylerin aile ilişkileri de etkilenmektedir. Ayrıca bireylerin iş yaşantısı da  olumsuz etkilenmekte ve ameliyat sonrası işi bırakma, çalışma saatlerini azaltma, iş veriminde azalma ve iş değiştirme görülmektedir.

Stomalı bireylerde fizyolojik ve sosyal sorunların yanı sıra psikolojik sorunlar da görülmektedir. Bunların arasında beden imgesinde değişme, depresyon, cinsel sorunlar vb. yer almaktadır. Ameliyat sonrasında hastaların stomaya uyumu uzun zaman alabilmektedir. Stomalı hasta kendini normal bir kişi olarak kabul etmeyebilir, işe yaramadığını ve artık normal bir yaşam sürdüremeyeceğini düşünebilir. Beden imgesinin değişmesi ile birlikte hasta, vücudunda olan değişikliği kabullenmez ve stomasını görmek istemez. Stomasının sızıntı ve kokuya neden olacağı korkusuyla insanlardan uzak durur, içe kapanır ve yalnız kalmak isteyebilir.

Oysa stomalı bireylerin  karşılaştıkları bu sorunlar uygun bakım ile önemli ölçüde azaltılabilmekte ve hatta zamanla tamamen önlenebilmektedir.

 DERİ BAKIMI

Dışkıda bulunan bazı kimyasal maddeler nedeniyle stomalı bireylerde bazı deri problemleri olabilir. Bu problemler; derinin tahriş olması, kullanılan torbalara bağlı alerjik reaksiyonlar, egzama gibi deri hastalıklarıdır. Bu durumlarda, ilk belirtiler genellikle kızarıklık ve isilik gibi kabartılardır. Uygun deri bakımı ile deri problemleri önlenebilir. Deri problemlerini önlemek için aşağıda belirtilen uygulamaları yapınız.

·                    Stoma çevresindeki derinin bakımını ılık su ve yumuşak bir kağıt mendil veya gazlı bezle yapınız.

·                    Torbayı çıkardıktan sonra stoma ve çevresini siliniz.

·                    Stoma ve çevresini sildikten sonra iyice kurulayınız.

·                    Bunlara rağmen  deri problemleri  gelişirse veya mevcut problemler gerilemezse, bir stomaterapi ünitesine başvurmanız ve size önerilen yara örtüsü, merhem, losyon ve pudralar gibi ilaç ya da malzemeleri kullanmanız gerekebilir.

Ayrıca iki parçalı torbaların kullanılması deri problemlerini azaltabilir. Çünkü, vücuda yapıştırılan parça (adaptör), tek parçalı torbalarda olduğu gibi, hem torba değiştirildiğinde deriden çıkarılmayacağı için derinin tahrişini önler, hem de derinin dışkı veya idrarla temasını önler.

YEME – İÇME         

            Stomalı bireyler istedikleri her şeyi yiyebilirler. Ancak beslenmenin iyi dengelenmiş olması gerekmektedir. Aşırı kilo alma, yetersiz beslenme, gaz, koku problemleri ile karşılaşmamak için beslenmede göz önüne alınması gereken bazı noktalar aşağıda belirtilmiştir:

·                    Size herhangi bir rahatsızlık vermeyen yiyecekleri zamanla öğreneceksiniz. Kendinize iyi gelmeyen yiyecekleri not ediniz ve doktorunuz veya Stomaterapi Ünitesi çalışanları ile görüşerek  bu yiyecekleri azaltınız, diyetinizden çıkartınız veya bunların yerine size önerilen besinleri alınız.

·                    Kilo  değişimleri stomanın çapını  ve birtakım komplikasyonların gelişmesini etkileyeceğinden (stoma çapının büyümesi, stomanın içe kaçması, stoma çevresinde fıtıklaşmalar gibi) kilonuzu dengede tutmaya çalışınız.

·                    Şimdiye kadar hiç yemediğiniz bir yiyeceği deneyeceksiniz bu yiyecekten az miktarda ve yanında başka bir şey almadan deneyip sonucunu görünüz. Eğer yiyecek size dokunuyorsa, bir süre sonra aynı yiyeceği tekrar deneyin. Eğer tekrar rahatsız olduysanız, bu yiyeceği yemeyiniz.

·                    Gaz ve koku oluşumunu azaltmaya yönelik olarak Stomaterapi Ünitesi’nde size verilen diyet listesini uygulayınız.

Kolostomide;

Daha önce yediğiniz her şeyi yiyebilirsiniz. Fakat, herkes gibi kabız veya ishal olabileceğinizi unutmayınız. Yetersiz ve uygun olmayan diyet, yetersiz sıvı alımı, hareketsizlik ve bazı ilaçlar kabızlığa neden olabilir.  Kabızlığı önlemek için;

·                    Düzenli  olarak yemek yiyiniz.

·                    Yediğiniz sebze ve meyve miktarını artırınız.

·                    Hafif egzersizler yapınız.

·                    Kepekli yiyecekler de kabızlığı önlemede yardımcı olur.

 

İleostomide;

Özel bir diyete ihtiyacınız yoktur. Ancak şu durumları göz önünde tutmakta fayda vardır:

·                                İleostomili hastalar daha çok suya ve tuza ihtiyaç duyarlar. Çünkü ileostomi yoluyla normalden fazla miktarda tuz ve su kaybedilir.

·                                Bazı lifli gıdaların fazla alımı ishale neden olabilir. Bu gıdalar; lahana, taze fasulye, portakal, marul, patlamış mısır, kereviz, ananas gibi gıdalardır.

·                                Lifli gıdaları yerken iyice çiğneyiniz. Bu sindirime yardımcı olur.

·                                Günde en az 2 litre su içiniz.

KOKU

Stomalı bireylerin çoğu, stomalarından hoş olmayan kokunun çıkacağı endişesini taşırlar. Günümüz teknolojisinde üretilen torbalar gaz ve koku sorununu önemli ölçüde çözmektedir. Eğer kullandığınız torbayı iyi yerleştirdiyseniz koku normalde dışarı çıkmaz, sadece torbayı değiştirirken dışarı çıkar. Filtreli torba kullanımı ve filtrelerin size önerilen sürede (genellikle 12 saatte bir) değiştirilmesi de koku çıkışını engellemektedir.

Beslenmeniz de koku oluşumunu etkilemektedir. Koku oluşumunu artırdığı belirtilen bazı yiyecekler şunlardır: Balık, yumurta, soğan, sarımsak, yeşil sebzeler, salatalık, peynir, lahana, karnabahar,  kuru baklagiller. Kokuyu baskılayabilecek bazı yiyecekler ise yoğurt, yayık ayranı ve nane şekeridir.

GAZ ÇIKARMA

Besinlerin sindirimi esnasında gaz meydana gelir. Stomalı bireyler gaz çıkışını kontrol edemezler. Çünkü stomada anüste bulunan büzücü kaslar (sfinkter) bulunmaz.

Fazla gaz oluşumunu engellemek için:

·                    Düzenli olarak yemek yiyiniz.

·                    Yiyecekleri iyice çiğneyiniz.

·                    Yemek yerken konuşmayınız.

·                    Asitli içeceklerden kaçınınız (kola, soda, bira, portakal suyu).

·                    Gaz yapan yiyeceklerden kaçınınız (karnıbahar, mısır, salatalık, bezelye, nohut, fasulye, lahana, ıspanak). 

İSHAL

İshalde öncelikle nedeni bulmak önemlidir. Bazı yiyecekler, bazı ilaçlar (örneğin antibiyotikler), iyi yıkanmamış sebze ve meyve,  temiz olmayan suyun içilmesi herkeste olabileceği gibi stomalı hastada da ishale neden olabilir.

·                    İshal olduğunuzda doktorunuza başvurunuz.

·                    Bol su içiniz.

·                    Başka bir probleminiz yoksa tuz alımını artırınız.

·                    İshal süresince dışkıyı sıvılaştıran yiyecek ve içecekleri tüketmeyiniz (üzüm, üzüm suyu, yeşil fasulye, bezelye, erik, baharatlı yiyecekler, bira, alkollü içecekler, taze meyveler ve çikolata).

·                    İshal süresince dışkıyı katılaştırabilen besinleri tüketiniz (muz, şeftali, elma, peynir, yoğurt, pirinç lapası, şehriye, patates püresi).

·                    Kolostomi irrigasyonu yapıyorsanız ishaliniz geçene kadar irrigasyon yapmayınız

BANYO YAPMA VE GİYİNME

Stoma torbanız takılı iken ya da torbanızı çıkartarak banyo yapabilirsiniz. Kolostomi torbaları suya karşı dayanıklı olup suda bile yapışık olarak kalabilmektedir.

Normal günlük kıyafetlerinizi giyebilirsiniz. Normalden büyük beden giymenize gerek yoktur. Çünkü stoma torbaları yapılarından dolayı vücudunuza uyum sağlar ve giysilerin üzerinden şişkinlik yapmaz.

Denize girerken erkeklerin şort tipi mayo, kadınların ise tek parçalı desenli mayoları tercih etmeleri ve torba yerine stoma  kepi takmaları  önerilmektedir.

DİNLENME VE SPORTİF FAALİYETLER

Kolostomi ve ileostomi spor yapmanıza engel bir durum değildir. Ameliyata neden olan hastalık ve geçirilen ameliyattan dolayı  genel bir halsizlik hissetmeniz normaldir. Ameliyattan sonra birkaç hafta içinde hastalanmadan önce yapabildiğiniz tüm fiziksel aktiviteyi yapabilirsiniz. Boks, güreş, ağırlık kaldırma gibi sert spor aktiviteleri uygun olmayabilir. Öneriler;

·Tenis, basketbol, voleybol, golf, futbol oynayabilir, su kayağı yapabilirsiniz.

·Spora başlamadan ve özellikle yüzmeden önce torbanızı boşaltınız.

·Spor yaparken şekilli mayo veya şort giyiniz.

·Banyo ve sauna gibi sıcak yerlerde torba yapışkanı gevşeyebilir, önlem olarak yedek torba alınız.

İŞE DÖNME VE SOSYAL YAŞAM

Ameliyattan 6-8 hafta sonra çalışma hayatına başlayabilirsiniz. Günün büyük bir bölümünün işyerinde geçirildiğiniz  düşünüldüğünde, işyerinin tuvaletinde stoma temizliğinde kullanılan bazı malzemeleri bulundurmanız (örneğin tuvalet kağıdı, sabun, ağzı kapaklı çöp kutusu gibi ) size stoma bakımında rahatlık sağlar.

Sağlığınıza kavuşur kavuşmaz daha önceki sosyal yaşantınıza dönebilirsiniz (arkadaş-akraba ziyaretleri, davetlerde bulunma, sinemaya gitme vb.). Koku ve/veya gaz çıkarma korkusuyla sosyal yaşantınızı sınırlamayınız. Eğer stomanıza özenle bakıp, uygun malzemeler kullanırsanız, bu tür problemlerle karşılaşmanız en aza inecektir. Sizi seven ve önem veren arkadaş ve akrabalarınızla aynı ortamı paylaşmak sadece sosyal yönden değil, ruhsal yönden de kendinizi iyi hissetmenizi sağlayacaktır.

TATİLE ÇIKMA

Seyahat etme konusunda herhangi bir kısıtlama yoktur. İyileştiğiniz, stomanızın bakımını yapabildiğiniz sürece istediğiniz yere, istediğiniz araçla gidebilirsiniz. Uçakla yolculuk ettiğiniz zaman kabin basıncı dolayısıyla daha çok gaz oluşabilir. Tatile çıkarken şu noktaları göz önünde tutmalısınız:

·                    Yolculuğa çıkmadan önce torbanızı boşaltınız.

·                    Yolculuk boyunca gazlı/asitli içecek içmeyiniz.

·                    Stoma malzemelerini, yanınızda bulunduracağınız bir el çantasında taşıyınız.

·                    Yanınızda yeteri kadar malzeme bulundurmaya özen gösteriniz. Gittiğiniz yerde malzeme bulamayabilirsiniz. Eğer varsa, tatile gittiğiniz yerde malzemeleri temin edebileceğiniz adresleri öğreniniz.

·                    Gideceğiniz yer sıcak bir iklime sahipse, bol su içmeye özen gösteriniz. Sakıncası  yoksa tuz alımını artırınız.

·                    İshal olma ihtimaline karşı doktorunuz ile konuşunuz.

·                    Gittiğiniz yerde çeşme suyu içmeyiniz. Şişe suyu kullanınız. Hatta stomanızı temizlerken bile şişe suyu kullanınız.

·                    İyi yıkanmamış veya açıkta satılan yiyecekleri yemeyiniz.

CİNSEL YAŞAM

Stoma normal cinsel hayatınızı sürdürmeye engel olmaz. Ancak cinsel yaşantınızın normale dönmesi için biraz zamana ihtiyacınız vardır. Çok acele etmeyiniz ve kendinize zaman tanıyınız. Ostomi ameliyatı her iki eşi de etkileyeceğinden anlayış ve iletişimin  en önemli unsur olduğunu unutmayınız. Daha rahat bir cinsel yaşam için aşağıdaki  önerileri dikkate alınız;

·         Torbanın görüntüsünden rahatsızlık duyuyorsanız torba kılıfları veya bazı iç çamaşırları ile torbayı örtebilirsiniz.

·         Cinsel ilişkiden önce torbanızı boşaltınız.

·         İlişki sırasında stoma kepi takmayı tercih ediniz.

Ancak bazı tip ameliyatlar sonucunda sinirlerde herhangi bir hasar oluşmuşsa, çeşitli problemlerle karşılaşabilirsiniz. Bunlar; kadınlarda cinsel ilişki sırasında ağrı, cinsel organın iç yüzeyinde sertleşme ve organın daralması, erkeklerde sertleşmede zorluk (impotans) gibi durumlardır. Böyle bir durumla karşılaştığınızda doktorunuza başvurunuz. Unutmayınız ki kolostomi hayatınızı kurtarmak amacıyla yapılan bir uygulamadır.

HAMİLELİK

Stomalı kadınlar, eğer isterlerse ve başkaca nedenlerle tıbbi bir sakınca yoksa hamile kalabilirler. Ancak büyüyen karın dolayısıyla stomanın genişliği artabilir, ayrıca stomayı görmek zorlaşabilir. Böyle bir durumda stomayı görmek için ayna kullanabilir veya birinden yardım alabilirsiniz.

Stomalı bir kadının emzirmemesi için de hiçbir neden yoktur. Bebeği emzirmeden önce stoma torbasının boşaltılması, bebeğin torba üzerine yaratacağı basınçla sızıntı olma olasılığını azaltmaktadır.

Stomalı kadınlar gebelikten korunmak için doğum kontrol hapı kullanabilirler. Ancak ileostomisi olan bireylerde bu hapın emilemeden dışkı ile atılacağı düşünüldüğünden başka yöntemler kullanılması önerilir. Stomalı bir erkeğin baba olmasında da hiçbir sakınca yoktur.

İLAÇ KULLANIMI

Toplumdaki diğer bireyler gibi stomalı bireyin de çeşitli nedenlerden dolayı ilaç kullanması gerekebilir. Ancak doktor önerisi olmadan hiçbir ilaç kullanmayınız. Herhangi bir nedenle size ilaç başlandığında doktorunuza stomanız olduğunu hatırlatınız. Kullandığınız ilaçların özelliklerini iyice öğreniniz. Bazı ilaçlar kabızlığa (örneğin allerji için kullanılan ilaçlar), bazıları ise ishale (örneğin antibiyotikler) neden olabilir. Aldığınız bazı ilaçlar ise stomanızdan gelen dışkınızın rengini değiştirebilir. Örneğin antibiyotikler dışkının rengini yeşil/gri, demir ilaçları ise siyah yapabilir.

 

İLEOSTOMİLİ VE KOLOSTOMİLİ HASTALARDA GELİŞEBİLECEK KOMPLİKASYONLAR

Cerrahi tekniklerde ilerlemeler, geliştirilen stoma bakım malzemeleri ve stoma bakımının/eğitiminin profesyoneller tarafından yapılmasının doğal sonucu olarak son yıllarda stoma komplikasyonları  önemli ölçüde azalmıştır.  Bu olumlu gelişmelere karşın, stomalı bireyler bazı komplikasyonlarla karşılaşabilir. Bazıları çok basit uygulamalarla ortadan kaldırılabilen bu komplikasyonları erken dönemde fark etme oldukça önemlidir. Bu nedenle aşağıda belirtilen komplikasyonlardan herhangi biriyle karşılaşılması durumunda Stomaterapi Ünitesine ya da hekime başvurulması gerekir.

·         Metabolik komplikasyonlar,

·         Deri problemleri,

·         Stoma iskemisi ve nekrozu,

·         Stoma retraksiyon ,

·         Parastomal infeksiyon,

·          Kanama,

·         Stomal stenoz,

·         Stomal fistül,

·         Barsak tıkanması,

·         Stoma prolapsusu,

·         Parastomal herni.

Stoma komplikasyonlarının çoğu stoma yerinin iyi seçilmesi,  stomanın çapının uygun olması ve infeksiyon kontrolü ile önemli ölçüde azaltılabilir.

METABOLİK KOMPLİKASYONLAR: Metabolik komplikasyonlar ileostomilerde ön plana çıkmaktadır. Eğer ince barsakta herhangi bir problem yoksa ve fazla rezeksiyon yapılmadı ise ileostomiden başlangıçta günde 1-2 litre sıvı çıkışı olur. Bu miktar giderek azalır ve 500 –800 mililitreye kadar düşer. Ayrıca ileostomilerde günde 60 mEq sodyum ve  bir miktar potasyum kaybı da söz konusudur. Bu nedenle önlem alınmayan hastalarda hızlı bir dehidratasyon (su ve tuz eksikliği) tablosu gelişir. Kronik dehidratasyon ve sodyum kaybı sonucu üriner sistem taşları oluşabilir.  Metabolik komplikasyonları önlemek için; su ve tuz alımı artırılmalı, yeterli ve dengeli beslenmeye özen gösterilmeli, ishalden, aşırı sıcak ortamlarda bulunmaktan ve yoğun egzersizden kaçınılmalıdır.

DERİ PROBLEMLERİ: Deri problemleri stomalı hastalarda yaygın bir şekilde görülmektedir.  Stomalı hastaların yaklaşık olarak dörtte üçünün deri problemleri yaşadıkları belirtilmektedir. Deri çevresinde kızarıklık, nemlilik, deri yüzeyinin sıyrılması, döküntü ve renk değişikliği ile karakterize olan deri problemlerinin tedavisi için stoma bakım hemşiresi, hastanın primer hekimi ve dermatologun işbirliği gerekir (Şekil 6 A, B, C). Deri problemlerine yol açan başlıca faktörler;

·        Stoma yerinin uygun seçilmemesi,

·        Yanlış stoma tekniği,

·        Kişide psöriasis, atopik egzama gibi deri hastalıklarının olması,

·        Stoma torbasının uygun yerleştirilmemesi nedeniyle cilde sızıntı olmasıdır.

Deri tahrişini önlemek için; stoma çevresi tekniğine uygun olarak temizlenmeli, stomanın çapına ve tipine uygun torba takılmalı, gerektiğinde yara örtüsü ve koruyucu kremler/ losyonlar  kullanılmalıdır (bk. Torbanın Değiştirilmesi).

STOMA İSKEMİSİ VE NEKROZU: İskemi ve nekrozun nedeni stomanın açıldığı barsak bölgesinin kan dolaşımının engellenmesidir.  Bu problemin gelişmesi durumunda, hastanın yapabileceği bir şey yoktur ve hemen ilgili doktora ulaşması gerekir. Zaten, stoma iskemisi genellikle ameliyat sonrası erken dönemde ortaya çıkar.

Stoma normalde ağız içi mukozası gibi  parlak pembe renklidir. Erken ameliyat sonrası dönemde hastalar stoma nekrozu yönünden risk altındadırlar. Bu nedenle ilk 24-72 saat içinde stomanın rengindeki değişim yakından izlenmelidir. Stoma çevresinde bir miktar renk koyulaşması (morarma) çoğu kez önemli değildir. Ancak stoma tümüyle koyu siyah renk aldığında acil girişim yapılması gerekir. Stoma nekrozu sıklıkla uç stomalarda görülür.  Stoma nekrozu vakaların %2.3-17’ sinde görülmektedir. Başlıca nedenleri;

·        Barsağın iyi mobilize edilmeyişinden doğan basınç,

·        Ödemli stoma çevresine çok sıkı torba takılması,

·        Gergin dikişler,

·        İnferior mezenterik arterin bağlanmasını takiben stomanın kan akımının azalması,

·        Barsağın dar bir açıklıktan  dışarıya alınması,

·        Stoma segmentinin terminal kesiminin aşırı serbestleştirilmesidir.

Barsağın yeterli çaptaki bir açıklıktan dışarıya alınması, gergin olmayan dikişler ve stoma çevresindeki yağlı dokunun aşırı disseksiyonundan kaçınılması stoma nekroz oranını azaltan faktörlerdir.  Tedavisinde eğer iskemi venöz kaynaklı ise genellikle nekroza dönüşmeden  kendiliğinden düzelebilir. Kendiliğinden düzelmeyen durumlarda ve arteriyel kaynaklı iskemi / nekrozlarda cerrahi revizyon gerekir.

STOMA RETRAKSİYONU: Stoma retraksiyonu, stomanın geriye, karına doğru kaçmasıdır. Özellikle kolostominin erken dönemdeki komplikasyonlarının en önemlilerindendir (Şekil 7). Görülme olasılığı % 1-8 arasındadır. Her türlü  stomadan sonra oluşabilse de en sık görüldüğü vakalar transvers kolon stomaları ve terminal sigmoidostomilerdir.  Stomanın tümüyle karın içine kaçması acil cerrahi girişim gerektirir. Nedenleri;

·        Kolonun yetersiz mobilizasyonu sonucu stoma üzerindeki sürekli gerilme,

·        Ameliyattan önce uygulanan radyoterapinin mezenterde oluşturduğu kısalma,

·        Loop kolostomilerde barsağı dışarıda tutan baget veya silikon çubuğun çok erken alınması,

·        Stoma fiksasyonunun iyi olmaması,

·        Ameliyattan sonra kilo alma.

Ameliyattan sonra risk altındaki hastaların yakın takibi ve uygun bir diyetle aşırı kilo alımının önlenmesi retraksiyonu önleyici uygulamalardır.

PARASTOMAL İNFEKSİYON: Stoma çevresindeki iltihaplanma anlamına gelen parastomal infeksiyon ameliyat sonrası erken dönemde görülen komplikasyonlardan biridir (Şekil 6 C).. Stoma çevresindeki iltihap, barsağın deriden ayrışmasına yol açar. Uygun cerrahi teknikle dışkının stoma çevresine bulaşmasının önlenmesi infeksiyon oranını azaltır. Parastomal infeksiyona yol açan nedenler şunlardır;

·        Barsak içeriğinin parastomal alana bulaşması,

·        İskemi,

·        Retraksiyon,

·        Stomanın insizyona çok yakın açılması,

·        Peristomal hematom,

Parastomal infeksiyonun tedavisi konservatiftir. Günde birkaç kez pansuman yapılması, nekrotik dokuların temizlenmesi ve barsağın etrafına antiseptikli gaz bezlerinin sarılması ile infeksiyon tedavi edilir. İnfeksiyon iyileştikten sonra stenoz ve retraksiyon oluşmaması için gerekli önlemler alınır. Uygun olan vakalarda mukoza ve deri tek tek dikişlerle yeniden karşı karşıya getirilmelidir.

KANAMA: Stomanın temizlenmesi sırasında bir miktar kanama normaldir, ancak aşırı kanama kontrol altına alınması gereken bir durumdur. Erken ameliyat sonrası dönemde kanama, cerrahi sırasında kanama kontrolünün iyi yapılmamasından kaynaklanır. Bu nedenle hastanın özellikle erken ameliyat sonrası dönemde kanama yönünden izlenmesi son derece önemlidir. Kanamanın diğer nedenleri ise; travma; stomayı sert bir şekilde temizleme, torbanın çapının dar olması, stomaya ilişkin diğer komplikasyonlar ve granüloma oluşumudur

STOMA STENOZU:  Stoma darlığı, prolapsus ve herni kadar sık görülen bir komplikasyon değildir.  Genellikle ameliyat sonrası geç dönemde görülen bir  komplikasyon olup, görülme olasılığı % 6-7’dir. Sıklıkla stomanın iç çapının daralması şeklinde görülür. Başlıca nedenleri;

·        Stoma kenarlarının yetersiz beslenmesi sonucu gelişen retraksiyon ve çevresel bağ dokusunda artış,

·        Stomal açıklığın çok ufak oluşu ve iyi mobilize edilmeyen barsağın retraksiyonu

·        Stoma çevresinde gelişen infeksiyon sonucu oluşan fibröz doku artışıdır.

Stenozların çoğunda gaita yumuşatıcılar, parmakla ya da bujilerle stomanın dilatasyonu ve dışkının boşalmasının sağlanması gibi konservatif tedavi yöntemleri yeterlidir. Ayrıca lokal anestezi altında plastik onarım, nadiren de stoma yerinin değiştirilmesi cerrahi tedavi yöntemleri arasındadır.

STOMAL FİSTÜL: Üç tip stomal fistül vardır. Transstomal fistül genellikle ileostomilerde , stoma bakımı sırasındaki travmalarla oluşur. Tedavisi cerrahidir. Peristomal ve visserokütanoz fistüller ise barsağı fasyaya tespit eden dikişlerle oluşur. Peristomal fistülde bol miktarda barsak salgısı bulunur ve genellikle fistüle yol açan dikişin alınması ile düzelir. Visserokütanoz fistül ise fasyaya ya da peritona koyulan tespit dikişin barsak lümenine girecek şekilde konulması ya da sonradan barsak lümenine yapışması ile oluşur. Bu tip fistüllerde fistül ağzında bol miktarda barsak içeriği gelir. Tedavisi cerrahidir. Fistüllü barsak kısmı çıkartılır ve stoma yenilenir. Fistülden gelen akıntı stoma çevresinde dermatite yol açabilir ayrıca ostomi torbasının cilde yapışmasını engeller. Bu nedenle fistüllerin tedavi edilmesi gerekir.

BARSAK TIKANMASI: Stomalı kişilerde görülen bir diğer komplikasyon da  barsak tıkanmasıdır. Barsak tıkanmasına yol açan durumlar;

·        Barsak duvarında oluşan yapışıklıklar,

·        Tümörün tekrarlaması,

·        Dışkı sertleşmesi,

·        Parastomal alanda ince barsakların sıkışmasıdır. Medikal tedavinin yeterli olmadığı durumda cerrahi tedavi uygulanır.

STOMA PROLAPSUSU: Prolapsus, barsağın stoma yoluyla dışarı doğru aşırı derecede sarkmasıdır. Genellikle ameliyattan aylarca sonra ortaya çıkar ve görülme olasılığı % 5-14 arasındadır. Stoma komplikasyonlarının %35’ini herni ve prolapsus oluşturmaktadır. Prolapsus ileostomide nadir görülen bir komplikasyondur, kolostomide özellikle loop kolostomide sık görülür. Nedenleri arasında;

·        Stomanın geniş bir açıklıktan yapılması,

·        Stomanın karın duvarına iyi sabitlenmemesi,

·        Bebeklerde zayıf karın fasyası,

·        Karın içi basıncın arttığı durumlar (kabızlık, öksürük, ağır kaldırma, zorlayıcı egzersizler) bulunmaktadır.

Dışarıya doğru sarkmış bulunan barsak stoma çevresinin kirlenmesine yol açar ve kolayca kanar. Genellikle prolapsus ve herni aynı kişide birlikte ve asemptomatik olarak bulunur.  Tedavide prolapsus küçük ise barsak yerine konur. Barsağı yerine koyma işlemini size öğretildiği gibi kendinizde kolayca yapabilirsiniz. Eğer stomal prolapsus aşırı derecede büyümüşse, stoma torbasının yapıştırılmasını engelliyor ve irrigasyon yapmak güçleşiyor ise cerrahi tedavi uygulanır.

PARASTOMAL HERNİ: Parastomal herniler stomanın çevresinde oluşan fıtıklardır (Şekil 8).   Parastomal herni önemli bir geç komplikasyondur. Görülme insidansı %1-20 olarak belirtilmektedir. Parastomal herni barsak tıkanıklığı ve strangülayon (barsak düğümlenmesi) riski taşıdığı için önemlidir. Parastomal herni vakalarının çoğu transvers loop kolostomiyi takiben yaşlı kişilerde görülmektedir. Parastomal herni nedenleri arasında;

·        Fasyadaki açıklığın aşırı geniş olması,

·        Barsağın rektus kası dışından dışarıya alınması,

·        Zayıf karın duvarı,

·        Karın içi basıncın artması (kronik öksürük),

·        Steroid tedavisi,

·        Abdominal insizyondan stoma açılması,

·        Peristomal infeksiyon,

·        Şişmanlık,

·        Beslenme bozukluğu,

·        Ameliyattan sonra gelişen sepsis.

Parastomal herni cerrahi yöntemle tedavi edilir. Özellikle herni gelişme riski yüksek olan hastaların yakından takip edilmesi gerekir. Ayrıca  herni gelişimini kolaylaştırıcı risk faktörlerini azaltıcı önlemler alınmalıdır (üst solunum yolu infeksiyonlarının önlenmesi, kronik öksürüğün tedavisi, öksürürken stoma bölgesinin üzerine ellerin konularak desteklenmesi gibi).

TORBANIN DEĞİŞTİRİLMESİ

Modern teknolojideki gelişmelere paralel olarak günümüzde çeşitli şekillerde torbalar üretilmektedir. Ancak stomanıza göre en uygun torba modelinin kullanımı konusunda  Stomaterapi Ünitesi çalışanlarının önerilerini dikkate alınız. İlk olarak kullandığınız ve size tanıdık gelen ürünler, her zaman size en uygunu olmayabilir.

  Eğer alttan boşaltmasız torba modelini kullanıyorsanız  torbanız dolduktan sonra torbayı atıp yerine yeni torbayı takabilirsiniz (Şekil 9).

Alttan boşaltılabilir torba kullanıyorsanız torbanın 1/3 ya da yarısına kadar dolduğunda boşaltılması gerekir (Şekil 10). Torba çok dolarsa aşağıya doğru ağılık yapacak ve torbanın deriden ayrılmasına, dolayısıyla barsak içeriğinin sızmasına yol açabilecektir. Alttan boşaltılabilir torbaların alt uç kısmı açıktır ve klemp ile kapatılır. Torba boşaltılacağı zaman klemp çıkartılır, dışkı tuvalete boşaltılır ve klemp yeniden takılır. İki parçalı bir torba kullanıyorsanız (Şekil 11) herhangi bir sorun gelişmediği (sızıntı vb.) taktirde cilde yapışan adaptör kısmı cildinizde 3-5 gün kadar kalabilir. Torba dolduktan sonra çıkartılır, deriye yapıştırılan adaptör çıkartılmaz, torba tuvalete boşaltılıp içerisinden su geçirildikten sonra tekrar adaptöre takılır ya da yeni bir torba ile değiştirilir. Bu torbaları boşaltarak 2-3 gün kullanabilirsiniz.

Torba kullanımında en önemli nokta uygun çapta torba kullanımıdır. Kullanacağınız torbanın açıklığı stomaya uygun olmalıdır, açıklık stomadan geniş ise stoma etrafında sızıntıya ve tahrişe yol açabilir. Bu nedenle stoma çevresi düzenli olarak ölçülmelidir. Stoma ameliyattan sonra şiştir, ameliyattan sonra 1-2 ay içinde küçülür. Dolayısıyla, başlangıçta kullanacağınız torbanın delik çapı, ileride kullanacağınız torbanın delik çapından biraz daha büyük olacaktır. Stomanız küçülüp kendi ölçüsüne ulaştığında, stomanızın çapına tam uyum sağlayan çaptaki torbayı kullanmalısınız. Stoma çevresini torbaların paketinden çıkan özel diyagram (yuvarlak, üzerinde rakamlar olan ölçek) ile ölçebilirsiniz (Şekil 12). Uygun olan ölçü, torbanın kenarı ile stoma çevresi arasında 2-3 mm’lik bir boşluk olmasıdır.  İleostomilerde derinin daha iyi korunması gerektiğinden torba çapının ileostomiye mümkün olduğunca yakın olması tercih edilmelidir.

Ameliyattan sonraki ilk günlerden sonra kolostomi  bakımını ve torba değiştirme işlemini kendinizin öğrenmesi ve yapması en uygundur. Bu işlem son derece basit olup,  pratiklik kazandıkça torbanın değiştirmesi/ boşaltılmasını çok kısa bir süre içerisinde gerçekleştirebilirsiniz.

TORBAYI DEĞİŞTİRME BASAMAKLARI

Öncelikle size özel, rahat edebileceğiniz  ılık bir ortam sağlayınız.

1. İhtiyacınız olan tüm malzemeleri kolayca ulaşabileceğiniz bir şekilde uygun bir yere yerleştiriniz

·        2-3 parça yumuşak  bez veya tuvalet kağıdı ya da kağıt mendil

·        ılık su

·        kirli torbayı  koyacağınız bir poşet veya gazete kağıdı

·        yeni stoma torbası (stomanızın çapına uygun, eğri uçlu özel bir makasla kenarları düzgün bir şekilde  kesilmiş olarak),

·        boşaltılabilir torba için klips.

2. Torbanız  boşaltılabilir torba ise ve sadece boşaltacaksanız,  tuvalete veya bu iş için ayırdığınız kaba boşaltınız.

3. Tek parçalı torba kullanıyorsanız; kirli  torbayı yukarıdan aşağı doğru yavaşça çıkarın. Torbayı çıkarırken diğer elinizle derinin etrafına hafice bastırın ki torba yırtılmasın (Şekil 13 ).

4. Çıkardığınız torbayı poşet ya da gazete kağıdına koyun.

5. Stoma çevresini ılık suyla ıslattığınız bez parçası ile siliniz (Şekil 14 ).

6. Stoma çevresini iyice kurulayınız Stoma çevresinin kuru olması torbanın / adaptörün cilde daha kolay yapışmasını sağlar (Şekil 15).

7. Yeni torbanın yapışkan kısmındaki kağıdı çıkarın ve ortadaki delik stomayı içine alacak şekilde yerleştirin. Elinizle yarım dakika bastırın . Elinizin ısısıyla yapışkan kısım vücudunuza daha iyi yapışır (Şekil 16).

8. İki parçalı torba kullanıyorsanız cilde yapışan adaptör kısmı herhangi bir sorununuz olmadığı taktirde 3-5 gün kadar cildinizde kalabilir (Şekil 17). Adaptöre yerleştirdiğiniz torba alttan boşaltılabilir bir torba değilse torba ile adaptörün birleşim yerindeki klipsi açıp torbayı adaptörden ayırın ve adaptöre yeni bir torba takın. Eğer adaptörü de değiştirmek istiyorsanız, öncelikle torbayla bağlantısını çözmeden adaptörü deriden ayırın. Eğer adaptörü deride ayırmakta zorlanıyorsanız adaptörün çevresini ılık su ile ıslatarak  daha kolay ayrılmasını sağlayabilirsiniz.

9. 4,5,6. basamakları aynen uygulayın

10. Stomanıza uygun ölçüde kestiğiniz adaptörün yapışkan kısmındaki kağıdı çıkarın ve ortadaki delik stomayı içine alacak şekilde yerleştirin. Elinizle yarım dakika bastırın . Elinizin ısısıyla yapışkan kısım vücudunuza daha iyi yapışır.

11. Adaptörünüzün numarasına uygun stoma torbasını bir noktadan başlayarak dairevi hareketlerle adaptöre yerleştirin. Torbayı yerleştirdikten sonra eğer varsa adaptörün üzerinde bulunan kilidi kapatınız.

12. Torbayı kendinize doğru hafifçe çekerek adaptöre iyice yerleşip yerleşmediğini kontrol ediniz.

 

KOLOSTOMİ İRRİGASYONU

Kolostomi irrigasyonu, stoma aracılığı ile kalın barsak içerisine belli miktarda sıvı verilerek barsak içeriğinin (gaz, dışkı, bakteri vb)  boşaltılması işlemidir. Kolostomi irrigasyonu ile barsak hareketlerini düzenlenir, böylece irrigasyonlar arası gaz, dışkı çıkışı önlenir ve kontrollü dışkı çıkışı sağlanır. Kolostomi irrigasyonu barsağın boşalmasını sağlamak için kullanılan mekanik bir yöntemdir. İrrigasyon işleminde 24, 48 ya da 72 saatte bir ostomi aracılığı ile barsak içerisine belli miktarda sıvı verilir. Barsak içerisine verilen sıvının oluşturacağı mekanik basınç etkisiyle barsakta peristaltik hareket oluşur ve barsak boşalır. 

Kolostomi irrigasyonu kalıcı kolostomisi olan hastaların sürekli torba kullanmaya alternatif olarak  uygulayabilecekleri bir yöntemdir. Bu yöntem özellikle ameliyat öncesi  hayat tarzlarını devam ettirmek isteyen, sportif ve diğer sosyal aktivitelerinde bir değişiklik yapmak istemeyen hastalar için önemli bir seçenektir. Kolostomi irrigasyonu ile hastada deri problemlerinin gelişmesi önlenir. Ayrıca irrigasyon  yöntemi ile barsak boşalımının sağlanması  sürekli  torba kullanımına göre maliyet avantajlıdır.

Kolostomi irrgasyonu ciddi fiziksel ve zihinsel  sınırlamaları olmayan, irrigasyon tekniğini öğrenebilen, iyi beslenme  alışkanlığı olan, ameliyat öncesi dönemde düzenli barsak alışkanlığı olan (ishal ve kabızlık problemi olmayan), inen kolon ve sigmoid kolona stoma açılan hastalara uygulanmaktadır.  İrrigasyon yapılmaması gereken durumlar ise, ishal,  radyasyon enteriti ve stoma çevresi fıtıklarıdır. Ayrıca  kemoterapi ve radyoterapi alan hastalarda bu tedavilerin bir sonucu olarak sıvı dışkı çıkışı olabileceğinden irrigasyon bu tedaviler esnasında da uygulanmamaktadır. Ameliyattan sonra 6-8. haftada hastanın beslenme ve barsak alışkanlığı normale döndüğünde kolostomi irrigasyonuna başlanmalıdır. Kolostomi irrigasyonunu uygulayan hastaların kabızlıktan korunmak için diyet önerilerine dikkat etmeleri son derece önemlidir.

KOLOSTOMİ İRRİGASYONU BASAMAKLARI

Barsak alışkanlığı kazandırmak amacıyla uyguladığınız kolostomi irrigasyonu yaklaşık olarak 15 dakika ile 30 dakika arasında bir zaman almaktadır. Başlangıçta kişiye karmaşık ve zaman alıcı olarak gelen bu işlem bir süre sonra çok daha kısa sürede ve pratik bir şekilde yapılabilmektedir. Kolostomi irrigasyonunda istenilen sonucu elde edebilmek sizin istekliliğinize, öğrenme çabanıza, sabrınıza bağlıdır. İrrigasyon işlemini her gün aynı saatte (sabahleyin kahvaltıdan sonra) yapmanız da irrigasyonda başarılı olmanızda son derece önemlidir.  İrrigasyon işlemini başlangıçta 24 saatte bir yapmanız gerekir, Stomaterapi Ünitesi çalışanlarının önerileri doğrultusunda daha sonra bu süre 48 –72 saatte bire de çıkarılabilir.

 Kolostomi irrigasyonun basamakları aşağıdaki gibidir:

Öncelikle size özel, rahat edebileceğiniz  ılık bir ortam sağlayınız. İhtiyacınız olan tüm malzemeleri kolayca ulaşabileceğiniz bir şekilde uygun bir yere yerleştiriniz

·        irrigasyon seti (Şekil 18 ),

·        370 C  su,

·        yedek çamaşır,

·        yeni stoma torbası, kep, bant, tıpa.

1.  İrrigasyon setinizi stomaterapi ünitesinde size gösterdiği şekilde hazırlayıp konik ucu sete takınız.

2.  Su torbasını yaklaşık olarak 750-1000 ml musluk suyu ile doldurunuz suyun ısısı 370C civarında olmalı ve bu ısıyı aşmamalıdır. Suyun ısısını su torbasının üzerinde bulunan termometre aracılığı ile ölçebilirsiniz (Şekil 19 A, B ) .

3.  Su torbasını tuvalet ya da banyoda görülebilen bir yere  asınız (Şekil 20 ).

4.   İrrigasyon setinin havasını çıkarınız.

5.   Setin konik ucunu suda çözünebilen  kayganlaştırıcı ile yağlayınız

               (Şekil 21)

6.   Alafranga tuvalete veya bir sandalyeye oturunuz.  Eğer alafranga tuvalet kullanmıyorsanız bu iş için kullanacağınız çöp kovasına ihtiyacınız olacaktır. Çöp kovasını bacaklarınızın arasına yerleştiriniz.

7.  Kolostomi torbanızı çıkarınız.

8.  İrrigasyon setinin torbasını stomanızın üzerine takınız. Bu torbalar yapışkanlı olduğu gibi bir kemer aracılığı ile takılan çeşitleri de vardır (Şekil 22 ). Torbanın ucunu tuvalete/çöp kovasına iki bacağınız arasından sarkıtınız.

9.  Konik ucu nazikçe  stomadan içeri sokunuz, ucu stoma içinde verilen sıvının dışarı kaçmasını önleyecek derecede sıkı tutunuz  (Şekil 23 A, B).

10.             İrrigasyon setinin  manifoldunu açarak  kalın barsak içine suyu yavaş yavaş veriniz. Kalın barsak içine suyu verme işlemi  yaklaşık olarak 5 dakika alacaktır. Eğer kramp tarzında karın ağrısı, baş dönmesi  oluşursa sıvı vermeyi durdurunuz, suyun ısısını kontrol ediniz ve rahatladıktan sonra işleme devam ediniz (Şekil)

11.             Su tamamen içeri verildikten sonra birkaç dakika konik ucu yerinde tutup daha sonra çıkarınız ve yaklaşık 15 dakika kadar dışkının boşalmasını bekleyiniz (Şekil 24). Bu işlemden sonra irrigasyon torbasının alt ve üst uçlarını klempleyip banyo ya da tuvaleti terk edebilirsiniz. Yaklaşık olarak 45 dakika sonra irrigasyon torbasını çıkarabilir, kep , bant  ya da tıkacınızı takıp günlük aktivitelerinize dönebilirsiniz (Şekil 25). Bir süre sonra barsak hareketleriniz  düzene girecektir ve kaç dakikada tam boşalım sağlandığını öğrenmiş olacaksınız. Dolaysıyla boşalma için 45 dakika beklemenize gerek kalmayacak bu süreyi ihtiyacınıza göre kendiniz ayarlayabileceksiniz. 

 

STOMATERAPİ ÜNİTESİ VE STOMA BAKIM HEMŞİRELİĞİ

Enterostomal terapi, hemşirelik bakımının özelleştiği alanlardan biridir. Hemşireler için önemli bir uzmanlık alanı olan stoma bakımı; başta İngiltere olmak üzere dünyanın pek çok ülkesinde stoma bakım hemşiresi, enterostomal terapist, enterostomal terapi hemşiresi veya kolorektal cerrahi hemşiresi adı altında çalışan özelleşmiş klinik hemşireleri tarafından yürütülmektedir. Günümüzde stoma bakım hemşiresi olabilmek için World Counsil of Enterostomal Therapists (WECT-Dünya Enterostomal Terapistler Derneği) tarafından kabul edilen okullardan birinde 360 saatlik, genellikle 8-9 hafta süren eğitimi tamamlamış olmak gerekmektedir. Dünya Enterostomal Terapistler Derneği' ne göre stoma bakım hemşiresinin iki temel sorumluluğundan biri; özel gereksinimleri olan bireylere uzmanlaşmış hemşirelik bakımı sunma, diğeri ise bilgi ve becerilerini meslektaşları ile paylaşmaktır.  Kraliyet Hemşirelik Okulu'nun (Royal College of Nursing) standart geliştirmeye ilişkin çalışmaları sonucunda stoma bakım standartları geliştirilmiştir. Bu standartlar doğrultusunda stoma bakım hemşiresinin rolleri de belirlenmiştir. Bu roller şunlardır;

1. Bakım verici rolü; veri toplama, hastayı bilgilendirme, hastaya danışmanlık yapma, stoma yerinin tayini, cilt bakımı, komplikasyonların önlenmesi ve erken tanınması .

2. Eğitim rolü; kişisel gelişimini sağlama, hemşirelik mesleğini geliştirme ve ekipteki diğer sağlık personelin eğitimi.

3. Araştırma rolü; araştırma yapma ve araştırma temelli uygulamaları geliştirerek hemşirelik bakımının kalitesini arttırma. Stoma bakım hemşiresi stomalı bireyler dışında, doku bütünlüğü bozulmuş, inkontinans, yara drenajı ve fistül gelişmiş olan  hastalarını bakımını da yapmaktadır.

 

 

Dünya Enterostomal Terapistler Derneği Hemşirelik Uygulama Kodları

Uygulama kodları bireylerin mesleklerine karşı olan sorumluluklarını tanımlayan  mesleki standartları oluşturmak için gereklidir.  Enterostomal terapist Dünya Enterostomal Terapistler Derneği tarafından saptanan hemşirelik uygulama kodlarına uymakla yükümlüdür. Bu kodlar;

Enterostomal terapist; yaş, cinsiyet, cinsel tercih, ırk, renk, inanç, sosyal ve politik ayrım gözetmeksizin bireylerin ihtiyacı olan bakımı sağlar.

·        Enterostomal terapist; bireylerin inançlarına, değerlerine, kültürüne saygı gösterir. Hastanın haklarını korur ve sadece hastanın bakımı ile ilgili olan bilgileri diğer sağlık personeli ile paylaşır.

·        Enterostomal terapist; ülkesinin hemşirelik etik kodları  standartlarına göre uygulama yapar.

·        Enterostomal terapist; enterostomal terapy ve ilgili alanlardaki yeni gelişmeleri takip ederek hem teorik hem de uygulamada   yeterliliğini sürdürür.

·        Enterostomal terapist; hemşirelik bakımına ilişkin mesleki standartları her zaman sürdürür ve uygular.

·        Enterostomal terapist; en üst düzeydeki mesleki standartları elde etmek için, aktif olarak mesleki, meslekler arası ve toplumsal çalışmalara katılır.

'Her bireyin gereksinimlerinin saptanması ve bu gereksinimlerin kendi ülkesinde mevcut olan en iyi araç- gereç ve yöntemlerle karşılanmasını isteme hakkı vardır. Ayrıca her bireyin enterostomal terapi hemşiresi tarafından sunulan kapsamlı ve özelleşmiş bakım alma hakkı vardır'. Dünya Enterostomal Terapistler Derneği'nin sıkı sıkıya bağlı kaldığı bu iki inanç, kliniklerde ve toplumda stomalı hastaların gündeme getirdiği yığınla sorun bizleri bu sorunlara çözüm üretecek özel bir ünite kurmaya yöneltti.

Dünyadaki bu gelişmelere rağmen henüz ülkemizde sistemli şekilde yürütülen özel dal hemşireliği programları yoktur. Dolaysıyla stomalı hastaların bakımı genellikle hastanın ameliyat edildiği klinikte çalışan  hemşire ve hekimler tarafından yapılmaktadır. Ancak bu kliniklerde genellikle ameliyat öncesi danışmanlık hizmetlerinin sistemli bir şekilde yürütülmediği, ameliyat sonrasında sadece fiziksel bakım yapıldığı, taburculuk eğitimin yeterince yapılmadığı, taburculuk sonrası evde izlemin yapılmadığı ve hastaların kendi sorunlarıyla baş edebilecek düzeye getirilmediği bir gerçektir. Eğitimin stomalı hastaların rehabilitasyonunda vazgeçilmez bir unsur olduğu görüşünden hareketle  14 eylül 2000 tarihinde Gazi Üniversitesi Hastanesi’nde GÜTF Genel Cerrahi AD ve GÜ Hemşirelik Yüksekokulu elemanlarının koordine çalıştıkları Stomaterapi Ünitesi açılmıştır (Şekil 26 A, B). Bu ünite ülkemizde stomalı bireylerin bakımına yönelik hizmetleri sistemli bir şekilde yürüten ilk ünitedir. Böylesi bir ünitenin kurulması stoma bakım hemşireliği kavramını yerleştirilmesi ve stomalı hastaların yaşam kalitelerinin arttırılması adına önemli bir adımdır. Stomaterapi Ünitesinde ileostomi ve kolostomi açılan hasta ve hasta ailesine ameliyat öncesi dönemden başlayarak eğitim, danışmanlık ve bakım hizmeti verilmektedir.  Bu ünitede verilen hizmetin amacı; hastaların hastanede kalış süresini azaltma, fizyolojik, psikolojik ve sosyal yönlerden yaşam kalitelerini arttırma ve stomalı hastalara yönelik bilimsel faaliyetleri yürütmektir. Felsefesi bütüncül sağlık bakımına dayalı  Stomaterapi ünitesinde verilen başlıca hizmetler şunlardır;

·        Hastayı ve hasta yakınlarını hastalığı ve yapılacak ameliyata ilişkin  bilgilendirme,

·        Ameliyat öncesinde stoma yerinin tayini,

·        Ameliyat öncesi ve ameliyat sonrası dönemde hastaların ve hasta yakınlarının anksiyete düzeylerini azaltma,

·        Hastaya ve hasta yakınlarına stoma bakımı (cilt temizliği, torbanın değiştirilmesi vb.) yapabilme becerisi kazandırma,

·        Kalıcı kolostomisi olan hasta ve hasta yakınlarına kolostomi irrigasyonu yapabilme becerisi kazandırma,

·        Hastayı ve hasta yakınlarını stoma bakım ürünleri ve uygun ürün seçme konusunda  bilgilendirme,

·        Ödemin azalması, hastanın kilo alıp vermesi gibi durumlarda değişebilecek stoma çapının izlenmesi ve cilt sorunları gelişmeden gerekli ürün değişikliğinin yapılması,

·        Kullanılan ürünlere karşı gelişen alerjik reaksiyonları ve deri problemlerini erken saptama, tedavi etme ve gerektiğinde dermatoloji konsültasyonu isteme ,

·        Stoma iskemisi ve nekrozu, stoma retraksiyonu, parastomal infeksiyon, stoma stenozu, kanama, stomal fistül, barsak tıkanması, stoma prolapsusu ve parastomal herni gibi komplikasyonların erken tanısı, konservatif tedavisi ve cerrahi konsültasyonun sağlanması,

·        Emosyonel destek, olası psikiyatrik problemlerin erken tanısı ve psikiyatri konsültasyonunun sağlanması,

·        Periyodik takiplerle hastaların, karşılaştıkları sorunların çözümüne ve günlük yaşam aktivitelerini sürdürmeye yönelik  önerilerinde bulunma,

·        Stomaterapi ünitesine başvuran hastalara ilişkin kayıtların tutulması, klinik araştırmaların yapılması ve sonuçların ilgili kişi ve kuruluşlara gönderilmesi,

·        Ülkemizde stoma bakım hemşireliğinin geliştirilmesini sağlayan kursların düzenlenmesi.

 

 

OSTOMİ CERRAHİ DERNEĞİ, TÜRKİYE’DE STOMATERAPİNİN DURUMU VE İLETİŞİM ADRESLERİ

 

Ülkemizde stomalı hastaların yaşam kalitelerini artırıcı çalışmaların başında; Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi tarafından Türkiye’de ilk  Stomaterapi Ünitesi’nin açılması  ve Çukurova  Üniversitesi Genel Cerrahi Bölümü tarafından Ostomi Dergisi’nin yayınlanması olduğunu söyleyebiliriz. Bugüne kadar bu konuyla ilgili düzenlenmiş sempozyum ve kurslar, Stomaterapi Bakım Hemşireliği eğitimi yönünden faydalı olmuş ancak ülkemizde formal bir nitelik kazandırılamamıştır.

Günümüzde, Stoma Bakım Hemşireliği konusunda üçüncü dünya ülkelerinin çoğunda bile yoğun çalışmaların ve derneklerin olduğu bilinmektedir. Ülkemizin bu konuda oldukça geri kaldığı inancında olmamız nedeniyle, Türkiye’nin ilk Ostomi Derneğini kurmanın mutluluğu içindeyiz. Derneğimiz Temmuz-2001 tarihinde Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Bölümünde değişik şehirlerden doktor ve hemşire katılımları ile faaliyete başlamıştır. Derneğimizin şu anda toplam 58 üyesi mevcut olup, ilk genel kurulu 06.12.2001 tarihinde gerçekleştirilmiştir. Derneğimizin amaçlarını şu şekilde özetleyebiliriz:

1-              Stomalı hastaların bakım ve  yaşam kalitelerini artırmaya yönelik eğitim toplantıları düzenlemek,

2-              Stoma bakım ve ürünleri konusunda doktor ve hemşirelere yönelik eğitim toplantıları düzenlemek,

3-              Eğitim yetersizliğine bağlı gereksiz ve yanlış ostomi uygulamalarını önleyerek ülke ekonomisine zararı azaltmak,

4-              Dernek kapsamında ulusal ve uluslararası Stoma Bakım Hemşireliği kongresi ve kursları düzenlemek,.

5-              Ülkemizin ihtiyacı olan eğitimli Stoma Bakım Hemşiresi yetiştirmek için sorumlu merkez olarak gerekli girişimlerde bulunmak.

6-              Ostomi Dergisinin bilimsel nitelikli olarak düzenli çıkmasını sağlamaktır.

 

 

Türkiye’de ilk uygulamalı stomaterapi kursu 26-30 Kasım 2001 tarihinde Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi ve Gazi Üniversitesi Hemşirelik Yüksek Okulu tarafından, Ostomi Cerrahi Derneği (Dr. Ömer Alabaz) ve İngiltere’den Dr. Gülen Addis’in katılımları ile gerçekleştirilmiştir. Stomaterapinin kavramsallaştırılması, formalleştirilmesi, standardizasyonu, sürekli eğitimi ve uluslar arası akreditasyonu doğrultusunda çalışmalarımız devam etmektedir.

 

İletişim adresleri .....

Stomaterapi Ünitesi

Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi

Genel Cerrahi AD, 7.kat

06500 Ankara

Tel: + 312 – 2141000 / 5723, 5747

e-mail: bmentes@med.gazi.edu.tr

 

Ostomi Cerrahi Derneği, 2001, Adana-TÜRKİYE.

Çukurova Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Anabilim Dalı

Adana

Tef: 322- 3387272    Fax: 322-3386432

e-mail: oalabaz@yahoo.com  veya oalabaz@cu.edu.tr

 

 

 

 

KAYNAKLAR

1.                Addis G (2000) ‘İleostomili ve kolostomili hastaların taburculuk sonrası evde izlemlerinin yaşam kalitesine etkisi’ Hacettepe Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü Hemşirelik Esasları Programı Yayınlanmamış Doktora Tezi, Ankara.

2.                Allison M (1995) 'Education and professional development in special practice' British Journal of Nursing 4:17, 1005-1008.

3.                Altuğ K, Bozfakioğlu Y (1984) ‘Kolon hastalıkları’ Cerrahi Gastroenteroloji Ed. Ünal D, Fatih Gençlik Vakfı Matbaa İşletmesi İstanbul, 227-256.

4.                Borwell B (1996) ‘Colostomies and their management’ Nursing Standard 11:8, 49-53.

5.                Calum L (2000) ‘Skin disorders in stoma patients’ 13th Biennial Congress of the World councel of  Enterostomal Therapists, Singapore, 213.

6.                David E. Beck (1997) Handbook of Colorectal Surgery, Quality Medical Publishing Inc. St.Louis, Mıssouri

7.                Elcoat C (1986) 'Stoma care nursing current nursing practice' Baillere Tindall Pub, England.

8.                Erdil F, Özhan Elbaş N (1996) Cerrahi Hastalıkları Hemşireliği, Kaya Matbaacılık, İstanbul 486-491.

9.                Gibelli G, Rocchi P, Giudici V (2001) ‘Management of paracolostomy hernia and stomal prolapse’ World Council of Enterostomal Therapists Journal, 21:2, 16-18.

10.            Gören A, Koç M, Gürel E (1983) ‘Kalın barsak’ , Çağdaş Cerrahi Tanı Ve Tedavi, Çev. Ed. Akgül H, Hekimler Birliği Vakfı Türkiye Klinikleri Yayınevi Ankara, 729-732.

11.            İnanç N, Hatipoğlu S, Yurt V, Avcı E, Akbayrak N, Öztürk E (1999) Hemşirelik Esasları, Damla Matbaacılık Ltd. Ankara, 317-380

12.             Kolostomi ile Yaşam, el kitabı, Coloplast.

13.            Lyon CC (2001) ‘The skin disorders of abdominal stomas’ World Council of Enterostomal Therapists Journal, 21:3, 40-42.

14.            Ostomi ile Yaşam, el kitabı, Hollister.

15.            Parker M, et al. (1992) 'Standards of stoma care nursing' RCN Standards of Care Project, St Edmundsbury Press, Great Britain.

16.            Pezcoller C (2000) ‘Peristomal hernia’ Ostomy, 22:2, 8-10.

17.            Philip H. Gordon, Santhat Nivatvongs (1999) Principles and Practice of Surgery For The Colon, Rectum and Anus, Quality Medical Publishing Inc. ST. Louıs, Missouri

18.            Santos VLCG, Dias SE, Arruda MEM, Martins SS (2000) ‘Colostomy and irrigations: psychological meanings attributed by ostomy patients’ 13th Biennial Congress of the World councel of  Enterostomal Therapists, Singapore, 65-70.

19.            Santos VLCG, De Paula MAB, Shido AJY, Gonçalves L (2000) ‘Colostomy self irrigations evaluating results’ 13th Biennial Congress of the World councel of  Enterostomal Therapists, Singapore, 264-66.

20.            Sheerin F (2000) ‘Complications in stoma care’ Ostomy, 22:2, 12-13

21.            Sökücü N (2001) ‘Stoma sorunları’ Ostomi, 3:1, 16-18

22.            Suwanna K, Pensri B, Chatchanat N (2001) ‘Colostomy irrigation Thai style’ World Council of Enterostomal Therapists Journal, 21:2, 28-30

23.            Understanding  Colostomy  a Guide for new Patients (Booklet), ConvaTec Ltd.

24.            White C (1998) ‘Psychological management of stoma related concerns’ Nursing Standard, 12:36, 35-38.

25.            World council of enterostomal Therapists (2000) Member's Handbook Canada, 2G-11G.

 Stomanızla ilişkili olarak yaşadığınız tüm sorunları ve kafanıza takılan soruları bu bölüme kaydeniz. Stomaterapi ünitesine geldiğinizde bu rehberi yanınızda getirerek sorunlarınızın çözümüne yönelik yardım alınız.